Yazılar

Binbougami ga! [TV] [2012]

 

Enteresan, zaman geçirici ve eğlenceli. Aşırı şanslı olduğunuzu mu düşünüyorsunuz? Peki ya başkalarının şanslarını emiyorsanız ve bunu engellemek için başınıza bir şanssızlık tanrısı musallat edilirse?

Kahramanımız enteresan bir hatun: Sakura Ichiko.

Anti kahramanımız daha da enteresan bir hatun: Binbouda Momiji (fakirlik/kötü şans tanrısı olur)

Bizim kız (Sakura) için söylenebilecek tek söz, Dünya’nın en şanslı hatunu olduğudur. Muhteşem bir vücut, inanılmaz bir ses, tamamen başarılarla örülü bir yaşam. Tabi farkında değildir ama, malesef ki aşırı başarılı olmasının altında yatan sebep olan şey talihi, bu talihin hep ondan yana olmasının sebebi de etrafındakilerin iyi şanslarını emiyor oluşudur. O herkesin iyi şansını alır ve sürekli yükselir. Dengeler allak bullak olur.

Tanrılar bakarlar ki bu iş böyle gitmiyor, kötü şans tanrısını (Binbouda Momiji) aşağıya gönderirler ve hatunun şansını geri almasını, daha doğrusu normal insan seviyesine dengelemesini isterler. Tabi Sakura’nın bu duruma cevabı sert olur. Böyle bir saçmalığı kabul etmez, iyi şansını da iade etmez. “Madem öyle, ben bu işi çözerim bir türlü” diyen Momiji ise bir çözüm bulana kadar Sakura’nın evine yerleşir.  Böylece bu çılgın, saçma, enteresan, komik ve garip hikaye başlamış olur.

Öncelikle şunu söylemek lazım ki, serinin karakter gelişimi, karakter yerleşimi ve hikaye yönlendirmesi çok başarılı.

İzlediğiniz tüm karakterlerin seride bir fonksiyonu ve en başında onlara atanmış rollerden vazgeçmeyen tutumları var. Esas kızımız şımarık ve dışarıya kendisini pazarlamayı bilen birisi. Fakirlik tanrısı herşeyden nefret eden, şanssız, hiçbir şey yapmak istemeyen bir şey. Tüm yan karakterlerin gelişimleri ve takipçilikleri de takdire şayan.

Hikayenin başlangıcı ile sonu arasında aslında nerede ne olacağını büyük oranda kestirebiliyor olmanız genelde rahatsız edici bir durumdur ama bu seride olay daha çok “umarım düşündüğüm gibi olur” tadında geçiyor. Tüm ekibin birbiriyle karşılaşması ile tam hızını alan dizinin, son birkaç bölümünde balyozu indirmesi ile yavaşlamaya başlaması ve ardından beklendik bir finalle bağlanmasını o kadar enteresan hayata geçirmişler ki, ikinci, üçüncü sezonları beklemek, hatta bittiğine inanmamak gibi yanılgılara düşüyorsunuz.

Bunun yanında animasyon kalitesi inanılmaz üst seviyede. Çizimlerin kalibresi tartışılacak gibi değil. Animasyonlar daha da güzel. Hele ki renk seçimleri, tam bir efsane. Hemen her şey birbiriyle uyumlu, neredeyse tüm tasarımlar birbirlerini tamamlayacak şekilde yapılmış. Bu kadar kısa sürüyor olmasına rağmen insanın aklında yer etmesinin yegane sebeplerinden biri de bu başarısı.

Giriş ve çıkış şarkılarını da çok beğendim. Abartmak istemiyorum aslında ama uzun süredir yeni serilerde bu kadar eğlenceli parçalar bulmak için samanlıkta iğne avına çıkmak lazım.

Tabi tüm bunların arasında biraz sıkıntı yerler de var. Ortalamanın üzerinde bir anime izleyicisi değilseniz (Naruto, One Piece, Fullmetal Alchemist, Fairy Tail ve bunların etrafındaki diğer bilinen animelerle sınırlıysa bilginiz) çoğu espiriyi anlamayabilir ya da komik bulmayabilirsiniz. Çoğu muhabbet dalga geçmek ya da animelerde kullanılan kült fikirleri buraya yapıştırmak şeklinde hazırlanmış. O kadar fazla gönderme var ki, neredeyse 13 bölümde Gintama’nın yanında yerini bulacak diyebilirim.

Velhasıla, 13 bölüm için yeterince güldüm. Keşke birkaç sezonu daha olsaydı da devam edebilseydi. Öneriyoruz, seviyoruz.

Bölümler:

 

Are You Sure You Haven`t Confused Being a God of Flat-Brokeness with Being a God of Flat-Chestedness?
This, Indeed, Has the “The Battle Between God and Girl Now Begins” Feel To It
Taking Orders from You Kinda Ticks Me Off!!! What Do You Mean, Kinda?!!
He Shrank, Didn`t He?!
Which One of Us Is Flat-Chested, Again? Hm? Hm?! Hm!!?
Open Your Eye-es!!!!
Is This That So-Called Boy-Raised-As-a-Girl Pattern?
Call Me By My Name
“Eh?! You Said, `After All This`?!” & “There`s No Way That Happens After Just Two Minutes!!!!”
It`s Like Secretly Mixing Pumpkin into a Stew in Order to Feed It to a Child Who Hates Pumpkin
…Who Are You?!
Sometime, Call Me By My Name
You Already Have the Answer to That

 

“Hoşuma Giden Şeyler”in kralı. Anime sever, Beşiktaş aşığı, kafasına esen animelerin altyazılarını yerelleştirmeye çalışır.
Arada anime inceler, genelde ters köşe olma ihtimali olan cümlelere sahiptir.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir