Yazılar

Air Gear [TV] [2006]

Okulun bıçkın delikanlılarından Ikki’nin hikayesine girişle başlıyor her şey. Biraz delikanlı, biraz kavgacı bir karakter. Geri adım atmamasının bir sebebi olarak, sıkıştırıyorlar deponun tekinde, ellerinden geleni artlarına koymadan dövüyorlar. Bir de öyle bir hareket yapıyorlar ki, kavganın sonunda altını pisletiyor.

Gururu incinmiş, karizması çizilmiş ve hırs küpü haline gelmiş bir delikanlı olarak evine döndüğünde ise, son dönemlerin en meşhur patenlerinden Air Treck’lerle dolu bir odayla karşılaşıyor. Giyiyor ayağına, intikam için düşüyor yollara.

İşte ilk bölümü böyle bir sert açılışla karşılıyor bizi. Bir anda veriyorlar konunun temelini ve gelişimi izlememizi bekliyorlar. Buraya kadar fena olmayan, mangasının verdiği gazla bir heyecan atıldığımız serinin sonu ise benim için “maalesef gereken patlamayı yapamayan” bir noktada kalıyor.

Araya “Air Treck” nedir girdisi yapıyorum hemen:

Air Treck, aslında bildiğimiz tek sıra tekerlekli bir paten. Standart olanlardan farkı, tekerlerin hızlanabilmesi için özel bir motora sahip olması ve sistemin “ağırlık verdiğinizde” çalışması. Yani kendi kendinize takılırken normal bir paten ama biraz öne doğru eğilip, ağırlık verdiğiniz zaman motorlar devreye giriyor ve patenler hız kazanıyor.

Reklamlar bitti.

Konuyu şöyle yaymaya çalışıyorlar;

  1. Air Treck kullananların genel adı “Storm Riders”
  2. Belli gruplara (çetelere?!) ayrılıyorlar
  3. Her grubun kendi adı ve logosu var
  4. Logolar üzerinden yarışmalar yapılıyor
  5. Logolar olmazsa, AT (Air Treck) parçaları için yarışıyorlar
  6. Güzel hatunlar paten kullanıyor
  7. Belli bir kast sistemine sahipler ve birden fazla kast grupları var
  8. Bu grupların en tepesindeki adamlar, onlar için bir çeşit tanrı

Bu başlıklar üzerinden konuyu ilerletme çabaları, bölümler geçtikçe yerini “mangayı takip edin, biz takılıyoruz” kafasına giriyor ve beklentilerimiz hep açıkta kalıyor.

Gene de devam edelim…

Esas oğlan Ikki, Noyamano kardeşler ile aynı evde kalıyor. Kendisi genelde evin itilen, kakılan, dertli erkeği. Bu arada Noyamano kardeşler demişken açıklayayım, 3 tanesi taş gibi, bir tanesi de az buçuk deli 10 yaşında bir kız grubundan bahsediyoruz. Yani aksiyon var, ecchi var, bunlar cepte.

Ikki’nin günleri, (okul dışında) kasabanın belli bir noktasında oturmakla ve Air Treck antrenmanı yapan bir hatunu izlemekle geçiyor. Tabi ilk bölümün ardından girdiği AT dünyasında, bu hatun da konuya seri şekilde dahil olmaktan geri durmuyor.

Ikki’nin asıl sorunu, bir takıma sahip olmak için beş kişi olmanın gerekmesi ve iki yakın arkadaşını da aldığında, hala iki kişilik kontenjanı olması. Çalışmalar bu yönde ilerliyor.

Serinin ön saflarında, kahramanımızın dışında Ringo ve Simca bulunuyor. Simca, her gün gidip izlediği hatun. Pembe saçlı, kısa saçlı, kıvrımlı hatları ve seksapeliyle, lokomotifin ilk katarı. Ringo ise Noyamano serisinin üçüncüsü. Parlak saçları, gözlükleri ve (aynı şekilde) kıvrımlı hatlarıyla, serinin başka bir fetiş kitlesine hitap eden kısmı.

Biraz geriye gittiğimizde, kız kardeşlerin kalan üçlüsü ve Ikki’nin okuldan arkadaşları bulunuyor. Yardımcı roller olmaları dolayısı ile, pek bir etkileşimimiz olmuyor kendileriyle. En azından serinin gidişatı açısından kilit yerde değiller diyeyim.

Bilahare eklenen krallar, Issa, Mari ve Akito gibi karakterler de aslında Ikki’nin gidişatını anlatmak için yardımcılar olarak aktarılıyor.

Bu arada unutmadan ekleyeyim;
“Kast” dediğimiz grup, bir şekilde diğerlerinden daha özel AT’lere, hareketlere ve güçlere sahip durumda. İlk bölümlerde tanıştığımız “Kazu” örneğini verirsek, paşam Flame Road’un (Alev Yolu) lideri. Özelliği ise, patenlerle aşırı hızlı kayması dolayısı ile ardında sanki bir alevden yol bırakıyor gibi görünmesi.
Ikki’nin Wind Road’a (Rüzgar Yolu) ait olduğunu düşünüyoruz ve seri içinde düzenli olarak AT’lerinden kanat çıktığını (gerçek kanatlar değil tabi, anlatım olarak) görüyoruz.

Müziklerin çok keyifli ve gaza getirici olduğunu (kendi türünde) söylemeden geçemeyeceğim. Skankfunk’ın ve Back-On’un seriye yüksek kalibre bir fayda sağladığı açık. Özellikle “Chain” adlı parçanın türlü varyasyonlarını dinlerken çok eğleneceksiniz.

Peki bu kadar konuştuktan sonra nasıl bağlamamız gerekiyor?

En baştan şunu söyleyeyim ki, Air Gear bence çok keyifli bir seri. İzleyenlerin sıkılacağını hiç sanmıyorum. Kaldı ki ben de birkaç kez izledim ve sıkılmaya vakit bulamadım. Ama temelde çözülmemiş sorunlarının göze battığını da unutmamak lazım.

Bir kere AT takımları çok abartılı hazırlanmış. Karakterleri tasvir ederken o kadar zorlama denemelere girmişler ki, hani anime olmasından dolayı laf etmemekle beraber, insan “bu ne be” noktasına gelebiliyor. Özellikle Issa’nın çılgın dansçı takımı beni benden alıyor.

Serinin karakterlerinin de yeterli derinliğe sahip olmaması ikinci sorunumuz. neredeyse hiçbir karakteri yeterince sevmeye ve benimsemeye zaman bulacak kadar tanıyamıyoruz. hatta bir noktadan sonra artık “Simca mı, Ringo mu kapacak esas oğlanı” gibi bir kısır döngüye giriyoruz.

Yan karakterlerin konuya misafir sanatçı olarak katılmaları durumu ise üzeri kapatılamayacak halde. yani o kadar fazla olay ve karakter var, o kadar fazla mevzu geçiyor ama gene de biz Ikki/Simca/Ringo üçgeninden kurtulamıyoruz.

Tabi yan karakterler konusunda bir diğer sıkıntı da, bir anda ortaya çıkıp gitmeleri. Yahu geldiniz bir oturun, biraz kendinizi tanıtın, dallandırıp budaklandırın ki sizi de sevecek vakit bulalım.

Kavgalar ve uzak çekimler yeterince başarılı. Hatta çoğu zaman bu ikisinin birlikte kullanılması dolayısı ile hem aksiyon alıp başını gidiyor, hem de AT’leri sayesinde neredeyse uçuyormuş gibi takılan tipler görüyorsunuz. Ha nasıl konuyorlar bu uçuşlardan sonra derseniz, o kadar da gerçeklik istemeyin siz de canım artık. Motorlu patenlerden bahsediyoruz yani.

Ve en son olarak, “keşke mangaya biraz daha sadık kalsaydı ve adam gibi bitirilseydi” diyeceğimiz bir anime olarak ortalamanın üzerinde ama buruk bir iyi not aldığını not düşelim.

En en son olarak: Biz komple Ringo’cuyuz arkadaşım!

 

Bölümler;

The Invincible Baby Face
Screams of the Rez-Boa Dogs
Enter the Night Kings
A Battle for Kazu, Onigiri, and My Pride
My Body, My Heart Is Being Set Aflame
It`s a Rematch! I`ll Get My Emblem Back!
What`s Wrong with Rejection: Onigiri, We`re Comrades!
Defeat Orihara-sensei`s Supplementary Exam: Let`s Rediscover Ton-chan-sensei`s Past
Clash! Buffalo vs. Great White Shark
Agito, I`ll Drag You Up from the Bottom of the Well
Team Kogarasumaru Take-off
She`s Finally Here, The Savior Rider
What Do You Mean by Icarus` Wings I`ll Show You My Talent, Rika-nee
Collision! The Old & New Sky King`s Heir vs. the Old & New Sleeping Forest
I`ll Cut Off the Shackle of Thorns!
Let`s Go, Kogarasumaru!
The Cube Battle in Hell Kogarasumaru Evolves
Finally a Win
The Fang`s Regalia of destiny is howling!
It`s Finally The End
Genesis Strikes
The Battle for Agito`s Documents!
Genesis`s Kansai Division Appears
A True Spirit`s Battle!
I`m a Genius!

 

“Hoşuma Giden Şeyler”in kralı. Anime sever, Beşiktaş aşığı, kafasına esen animelerin altyazılarını yerelleştirmeye çalışır.
Arada anime inceler, genelde ters köşe olma ihtimali olan cümlelere sahiptir.

Kimler Neler Demiş?

İlk Yorum Hakkı Senin!

Bildir